Samsun’a bir kaç yıl önce karayoluyla gelmiştim. Bu kez havayoluyla geldim. THY 1 saat 20 dakikada Çarşamba Havalimanı’na indi. Aslında ilk gelişimde uçak fırtına nedeniyle Çarşamba Havalimanı’ne inememişti. Sinop Havalimanı’na inerek karayoluyla Samsun’a gelmiştik. Yolda Bafra’da ünlü pidesini yiyelim diyerek bir yere girdik. Arkeoloji Müzesi karşısındaydı.

BAFRA’DA BILE LEZZETI BULAMAMıŞTıM
Adı herhalde Turan Usta idi. Ama yediğim pide beni mutlu etmedi. Bir kaç yıl önce rahmetli Nihat Böytüzün ile gittiğimiz Trabzon’da yediğim pidenin tadı hala damağımdaydı. Hatta İstanbul’da Ümraniye Tepeüstü’ndeki Lider Pide veya Fatih Camii’nin yanındaki pideci Bafra’dakinden iyi idi. Bana kalırsa herşeyin en iyisi yerinde değel İstanbul’da…

KOLOTLU PİDE BULAMADIM
Neyse Samsun Sheraton Hotel’te odalarımıza yerleştik. Sharaton Grand Samsun Hotel‘de şehrin en lüks oteli .Shareton’da 2 kişi için bir gece konaklama fiyatı 194 TL.idi. Otelden sonra şehre yollandık. Terme Pide adlı salon Atatürk Heykeli’nin karşısındaydı. Orada Trabzon Sürmeneli bir hemşehrim bize hizmet etti. Uzayan kolot peynirli üzerine yumurta kırılmış tereyağlı pide istedim. Ancak yoktu. Peyaz peynirli yumurtalı geldi. Açık ayran ile çaresiz yedim. Ama yine mutlu olamadım.
Sonra sütlaç dedim. Hamsiköy usulu idi. İçinde pirinç taneleri vardı. Ama çok suluydu. Öyle ağdalı kallavi bir sütlaç değildi. Üzerindeki kavrulmuş fındıklar açağını örtüyordu.


ÇÖP ÇAY İÇTİK
Sonra “çöp çay” içeceğiz dediler. Çöp çay lafını ilk kez duyuyordum. İnterneti kurcaladığımda “çöp çay” olarak tabir edilen ve soda ile çay çöplerinin fırınlanmasıyla elde edilmiş çaya denildiğini öğrendim. Aslında buna kaçak çay deniliyordu. Yurtdışından değil de fabrikadan kaçırılan çay olduğunu düşündüm. Bu toz şeklindeki çaylar ise kaynatıldıktan sonra süzgeçten geçirilerek sunuluyor. Neyse alçak sandelyelerin sıralandığı herkesi gazete okuyup kağıt oynadığı bir sokakta çöp çay içtik. Öyle ahım şahım yanı yoktu. Ama tadına bakmıştık.

ATATÜRK İLE ANILAN ŞEHİR
Samsun, Türkiye’nin bir ili ve en kalabalık on altıncı şehri. Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz Bölümü’nde yer alır ve bölgenin en kalabalık şehri.
Karadeniz’in en büyük şehrinin tarihi aslında milattan önce Eski Taş Devri’ne kadar uzanıyor. Bölgede yapılan kazılarda o döneme ait bulgulara rastlanıyor. Karadeniz’in çoğunda olduğu gibi burada da bir dönem Pontus Rumları da hüküm sürmüş. Türklerle Selçuklular zamanında tanışılsa da, son noktayı Osmanlılar koymuş.
Samsun denince akla Milli Mücadele’nin başladığı şehir geliyor. Atatürk, 19 Mayıs 1919’da 18 arkadaşı ile birlikte Bandırma Gemisi ile bu şehre geliyor. Burada Milli Mücadele’nin ilk adımı atılıyor. İşte bu yüzden şehrin birçok tarihi yapısının olduğu belediyenin adı da İlkadım olarak anılıyor.

HEINRICH KRIPPEL CADDESI VE ATATÜRK ANITI
Heinrich Krippel Caddeye adını veren kişi. Şehrin meşhur Atatürk heykelini yapan Avusturyalı heykeltıraş. Cadde üzerinde Atatürk Milli Mücadele’yi başlatan 18 kahraman adına heykeller var. Bu heykellerin arasından geçince karşıma parkın ortasında şehrin meşhur Atatürk Heykeli çıktı.

ATATÜRK’ÜN OTOMOBILININ REPLIKASI
Atatürk Samsun’a çıktığında kullandığı otomobilin replikası Shareton Grand Samsun Hotel’in bahçesinde sergileniyor.

Birde yolda gözüme bir tabela ilişti. Samsun’un bir çok konuda bayağı kardeş şehri olduğunu gördüm. Bir de opera binası vardı. Samsun bu yörenin en eğitimli ve kültürlü halkının yaşadığı bir yer. Türkiye’nin ilk fuarının kurulduğu şehir olarak operayı yadırgamadım.

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

227 total views, 0 views today

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: