Dalyan’daki kaplıca suları kaynağında 39 derece sıcaklıkta olup, bu kükürtlü sular, klörür, sodyum, hidrojensülfür, florür ve radyoaktif radon gazı içeriyor. Dalyan’ın kaplıcaları, geçmişte sadece yöre halkına şifa dağıtıyordu. İnsanlar çadır kurup, günlerce kür alıyordu. Bu sular metabolizma, sinir, romatizma, siyatik, kadın ve cilt hastalıkları olmak üzere pek çok derde deva olduğuna inanılıyordu. Ameliyat olanlar nekahat döneminde bu sulardan yararlanıyordu.

DALYAN KÖYCEĞIZ SULTANIYE KAPLICASI
Köycegiz gölünün güney batısında, Ölemez Dağı’nın eteklerinde yer alan Sultaniye Kaplıcası ise Dalyan’a 4 kilometre uzaklıktadır. Dalyan’dan tekneyle gidilir. Karayolu ile Özel Çevre Koruma Kurulu’nun onay vermediği Dalyan kanalının iki yakasını birleştirecek olan köprü yıllardır yapılamadığı için ancak Köyceğiz Gölü’nün etrafına dolaşmak gerekir.
Sultaniye Kaplıcası Türkiye’nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 Derece sıcaklıktaki su kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içerir. Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelir. Radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin varlığıdır.

BURAYA ÖLÜM GIREMEZ
Kaplıcanın Kaunoslular tarafından ikibin yıl önce açıldığı bilinir. Çevredeki hastane kalıntıları da bunu doğrular. Ancak bu kalıntılardan çok azı günümüzde görülebilir. Roma ve Bizans dönemlerinde ünlü bir hastane bulunduğunu ve kapısında “Buraya ölüm giremez” diye levha asıldığı bilinir. Tarihi kaynaklar, eteğinden kaplıca suları fışkıran Ölemez Dağı’nın adının da bu hastane levhasından aldığını yazar. Hastanenin kalıntıları yok oluyor.Bir bölümü kaplıcanın önünde, Köyceğiz Gölü’nün sularının altındadır.

TAŞıMA TOPRAKLA ÇAMUR BANYOSU KURULDU
2000 yılından sonra buraya turistleri çekmek için tarihi kalıntıların ortasına açık bir havuz yapıldı ve taşıma toprakla çamur banyosu kuruldu. Göldeki kalıntılar eskiden görülüyordu. Topraklar duş suyuyla göle akıyor. Su bulandığı için kalıntılar artık görülmüyor. Özel Çevre Koruma Kurumu’nun tarihi eserleri korumak için kaplıca suyunun borularla yakındaki düz bir alana götürülmesi projesi vardı. Ancak kaplıcadan yararlanma tesislerinin burada kurulması projesi henüz gerçekleşmedi.

Save

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: