Pazar günü Bursa’ya giden uzun adı Burulaş kısa adı Budo’nun 12.30 da kalkarak Mudanya’ya gidecek olan feribotuna binmek için Marmaray’dan Sirkeci’de indik. Mudanya’dan ise Bursa’ya bizi götürecek olan araç ile buluşacaktık. Yolculuk 1 saat 50 dakika sürüyodu. Adam başı 28 TL ödedik.
Sirkeciye erken gelmiştik. Biraz dolaşıp oyalanmayı tercih ettik. Ara sokaklarda yürümeye başladık.

KASAP OSMAN

Pazar sabahı Sirkeci sakindi. O hafta içi curcunasından eser yoktu. Karnımız acıkmıştı. Lokantaların bulunduğu Hocapaşa Sokağı’na girdik.
Canımız köfte istedi. Ancak Filibe Köftecisi dahil hepsi kapalıydı. Bazı büfeler menemenli kahvaltı veriyordu. Pideci gördük “12.00’de açıyoruz” dedi.
Karşıdaki dönercinin açık olduğunu söylediler.
Dönercide dönerciydi. Kasap Osman… Sokağın ününe ün katan bir lokantaydı. Döner ve ayran söyledik. Bursa’nın İskender Kebabı’nı yemeden önce midemize döner cilası yapar gibiydik.
Yaprak döner kızarmış pideler arasıda geldi. Ben farketmedim ama eşim “Ben bu kadar tuzlu seven insanım. Bana bile fazla tuzlu geldi” deyince dönerin tuzunun fazla kaçmış olduğunu farkettim. Tabii tuzlu döner ayranı bitirtti. Sonra sular geldi. Neyse adam başı 25 TL ödeyerek çıktık.

HAFIZ MUSTAFA

Feribota doğru giderken canımız tatlı istedi. Ankara Caddesi’ni Sirkeciye bağlayan köşede Koska vardı. Ama vitrinnde bize tek cazip olan şey şam tatlısı geldi. Bir tek onun için girilmezdi.
Köşede vitrininde 1864’ten beri yazan Hafız Mustafa vardı. Hafız Mustafa’nın işletmecisi çok akıllı adım. Önce vitrin diyerek yaptığı her süslü tatlıyı vitrinde sergiliyordu. Onları görüp te içeri girmeyen yoktu. Sütlü tatlılar rengarenk. Unlu tatlılar şekil şekil ve pırıl pırıl…. “Gel beni ye!” diyordu.
Girdik. Eşim sütlü tatlıların başına gitti ve yanına gelen garson hanımla birlikte seçmeye başladı. Ben gittiğimde hala seçememişti. Sonunda sütlaca karar verdik.

LİTVANYALI AYŞE

Garson hanım paket istiyoruz sanıyordu.
“Hayır burada yiyeceğiz” deyince “Buyrun oturun”dedi.
Eşime “Anlaşamadınız mı?” diye sordum.
“Biraz Türkçesi kırık” dedi.
Sütlaçlar geldiğinde bayan garsona sordum:
“Nerelisiniz?”
“Litvanyalı” dedi.
İyice şaşırmıştım. Hafız Mustafa’da Litvanyalı bir bayan garson. Bizim baklavacılarda değişime ayak uyduruyordu. Böylesini daha önce Ukruyna Kiev’de görmüştüm. Ya bizimkiler bu kaul etti. Ya da onlar ülkelerindeki bayanların bu şekilde çalışma geleneğini bize uydurdu.
neyse ben memnun kalmıştım. Herhalde başka müşteriler de memnundur.
Nitekim kaldırımda sıralanan masalara oturan Arap müşterilerinde menuniyetini gözlemledim.
“Estonya, Letonya. Litvanya… Baltık ülkeleri” dedim.
Şaşırmıştı “Çoğu insan bilmiyor… Adını telafuuz bile edemiyor. Litvanya Asya’da mı diye soruyor” dedi.
Bende “Çoğu Avrupalı Türkiye’nin yerini bile bilmiyor. Arabistan’da sanıyor” dedim.
“Doğru” dedi “Ben de bilmiyordum. İstanbul’a korkarak geldim. Elinde kılınçlar, kafalarında garip sarıklar ve farklı kıyafetlerle at sırtında koşan kafaları kesen insanların yaşadığı ülke sanıyordum. Ama öyle değilmiş… İstanbul’un herhangi bir Avrupa ülkesinden farkı yokmuş.”
“Adın ne?” diye sordum
“Ayşe” dedi.
Birden Türkçe adını söyleyince şaşırdım, ama şaşkınlığımı gizledim. Türkiye’ye gelince Ayşe olmayı benimsemişti
“Onu değil Litvanya’daki adın neydi?”
“Diana”
“Diana ismi güzel. Lady Diana gibi… Hemen hemen her dilde var”
“Evet… Diana aslında kutsal bir isim. Tanrıça ismi…. Koruyucu tanrıçanın adından geliyor. Türkiye’ye gelince Ayşe’yi seçtim. O da kutsal bir isim. Hz.Muhammed’in eşinin adı Ayşe imiş. Bende onu seçtim… İstanbul’da mutluyum…”
Bazı kelimeleri yanlış söylerim endişesi içinde düşünerek söylüyordu. Ama telaffuzu düzgündü ve Diana artık bizden biri olmuştu.
İki sütlaç 23 liraydı… 25 TL bıraktım…

İşte Litvanyalı Diana veya Türkiyeli Ayşe’nin hikayesi…
Ve bizi hala yeterince tanımayan Uçakla 3 saat mesafedeki Avrup halkı…
Yanlış tanınmanın sorumlusu kim?
Bizleriz.
Seçtiğimiz insanların görevini yapmadıklarının en güzel göstergesi Litvanyalı Ayşe… Bana kalırsa daha işimiz çok. Birbirimizi yiyeceğimize ve önüne gelenle kavga edeceğimize ülkemizi doğru tanıtmalıyız.

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

911 total views, 0 views today

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: