Cumartesi, Ağustos 29 2026 - Welcome
Gezdim Gördüm Yazdım
İskender Lahdi, İstanbul’da kültür turizminin simgesidir
Uçakta en iyi koltuk hangisidir?
Seyahati keyifli hale getirin!
Moğolların Meryem’i ve Balat’ın “Kanlı Kırmızı” Sırrı: Panagia...
İstanbul’un yanı başında farklı cennet, Sapanca
Keyifli bir gezi için, Mudanya
Dünyanın en güzeli Topkapı Sarayı
Ateş ülkesi, Azerbaycan’ın Alev Kuleleri
Yunan Komutan Trikopis, Atatürk’e kılıcın teslim ediyor
Türkiye’nin rekortmen kadın genel müdürü, Ebru Alak
Ozkan Altıntaş Geziyor
Banner
  • Anasayfa
  • Kıtalar
    • Amerika
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Türkiye
  • Seyahat İpucu
  • Hakkımda
  • İletişim
Kategori:

Türkiye

    Türkiye

    İskender Lahdi, İstanbul’da kültür turizminin simgesidir

    by Özkan Altıntaş Ağustos 26, 2026
    written by Özkan Altıntaş

    Arkeologlara göre İstanbul’un simgelerinden biri olarak da kabul edilen İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan İskender Lahdi, İstanbul’un kültür turizminde en önemli eserdir.

    İSTANBUL – İstanbul geçmişin hazineleri ile dolu bir dünya başkentidir. İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni ve diğer müzeleri gezmeden İstanbul anlaşılmaz. Roma ve Osmanlı’nın eserleri İstanbul’a asırlar boyu bir çok değer kattı. Taşı toprağı altın denilen İstanbul’un aslında taşı toprağı tarihtir. İstanbul Arkeoloji Müzesi ise sergilediği özel eserler ile bir mücevherdir.
    Hele içinde bulunan paha biçilmeyen eserlerden biri var ki, dünyada eşi benzeri yok.
    Gezelim ve anlatalım!

    Prof Dr. İlber Ortaylı: Atatürk’te Makedonyalıydı!

    Değerli tarihçi rahmetli Prof Dr. İlber Ortaylı ile bir iki kez İran’a gittim. Her gidişimde ondan çok şey öğrendim. Ama Persepolis’teki sözleri hala kulağımda çınlıyor.
    MÖ 330 yılında Büyük İskender, Pers İmparatorluğu’nun törensel başkenti olan Persepolis’i ele geçirdikten sonra şehri sistemli bir şekilde yağmalattı ve ardından görkemli saray kompleksini yakıp kül etti.
    İşte bu y
    ıkık Persepolis’e gezerken Prof Dr. İlber Ortaylı bana şöyle dedi:
    “Bak Özkan, Büyük İskender Makedonyalıydı. Makedonya’dan iyi liderler çıkıyor. Ama başarılı olmak için acımasız oluyorlar. Atatürk’te Makedonyalıydı” dedi. Acaba Atatürk yumuşak başlı bir olsaydı Kurtuluş Savaşı’ndan zaferle çıkar ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurabilir miydi diye çok düşündüm.
    Bu anekdot hiç aklımdan çıkmıyor. Arkeoloji Müzesi’nde ne zaman Büyük İskender’in lahdine baksam bu sözler aklıma geliyor.

    İskender bu yıkımı neden yaptı derseniz kacyıtlara geçen bilgilerle anlatalım

    İntikam ve Siyasi Mesaj: En büyük neden, MÖ 480 yılında Pers Kralı I. Serhas’ın (Xerxes) Atina’yı işgal edip Akropolis’teki tapınakları yakmasına karşılık vermekti. İskender, Yunan dünyasının öcünü aldığını göstererek Panhellenik liderliğini pekiştirmek istemiştir.

    Pers Gücünü Sembolik Olarak Yok Etme: Persepolis, Ahemeniş İmparatorluğu’nun haşmetini ve meşruiyetini temsil ediyordu. Sarayların yakılması, Pers krallık soyunun ve hegemonyasının kesin olarak sona erdiğini tüm Doğu dünyasına ilan etmiştir.

    Hazinelerin Yağmalanması: Şehir yakılmadan önce Pers krallarının asırlardır biriktirdiği muazzam hazineye el konulmuştur. Antik kaynaklar, bu altın ve gümüşlerin taşınması için 20.000 katır ve 5.000 devenin gerektiğini aktarır.

    Efsanevi “Sarhoşluk” İddiası: Antik tarihçilerin (Diodoros, Plutarkhos) aktardığı ünlü bir rivayete göre; zafer kutlaması sırasında Atinalı bir kadın olan Thais, sarhoş haldeki İskender’i ve komutanlarını kışkırtarak yangını başlatacak ilk meşaleyi saraya atmasını sağlamıştır. Ancak modern tarihçiler bunun sadece spontane bir eğlence çılgınlığı değil, önceden planlanmış siyasi bir karar olduğu görüşündedir.

    Bu yangın sonucunda Ahşap çatıları cedar (sedir) ağacından yapılan sütunlu salonlar (özellikle Apadana) tamamen çökmüş, paha biçilmez mimari eserler ve yazılı belgeler yok olmuştur. İskender’in daha sonra bu yıkımdan pişmanlık duyduğu da bazı antik kaynaklarda belirtilir.

    İstanbul Arkeoloji Müzesi, İstanbul’da yaşayanların bile haberdar olmadığı paha biçilemeyen birçok esere ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en büyük müzeleri arasında yer alan İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde değerini ifade etmeye rakamların yetmeyeceği İskender Lahdi bulunuyor. Ayrıca Ağlayan Kadınlar, Tabnit, Satrap ve Likya Lahdi de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde mutlaka görülmesi gereken eserler. Arkeologlara göre müzenin en önemli eseri olan İskender Lahdi, aynı zamanda İstanbul’un simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Dünyada İskender’in ayak izlerini merak eden turist grupları için İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan İskender Lahdi paha biçilmeyecek bir değer olarak bulunuyor.

    Omanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde İstanbul’daki tarihi eser ve kalıntılar yağmalanıp Avrupa’ya kaçırılsa da başarılı arkeologların üstün çabaları sayesinde pek çok eser kurtarılarak müzede sergilenerek günümüze kadar ulaşmayı başardı.

    BÜYÜK İSKENDER HAKKINDA
    Öldüğünde 32 yaşındaydı ama üç kıtada fetihler yaptı ve dünya haritasını yeniden çizdi. Üç kıtada topraklar fethettı ve Mısır’dan Hindistan’a kadar devletleri yönettı. Tüm bunları 2.000 yıldan fazla bir süre önce yaptı. Tarihin ‘efsane’ olarak adlandırılan hükümdarlarından biri Büyük İskender’dir.
    M.Ö. 323’teki ölümünden bu yana dünya, 20 yaşındayken Makedon Krallığı’ndan (günümüz Yunanistan’ında) güçlü Ahameniş (Pers) İmparatorluğu’nu fethetmek için yola çıktı.
    Büyük İskender, Pakistan’ında İndus Nehri’ne kadar ulaştı ve hatta günümüz Irak’ındaki Babil’de ölmeden önce Hindistan’na geçti.
    2000 yılı aşkın bir süre sonra, gezginler onun mirasını Mısır, Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerde ve 2024 yılında arkeologların Aigai Kraliyet Sarayı’nı ziyarete açtığı Yunanistan’da hala görebilirler. Makedon hanedanının tören merkeziydi ve İskender, babası II. Filip’in öldürülmesinin ardından Aigai Kraliyet Sarayı’nda taç giydi. Dünyanın dört bir yanında ‘efsane’ olan İskender’e yaklaşabileceği düzinelerce yer vardır. Dünyanın merakla araştırdığı, yaşadığı dönemden kalan izlerini akın akın ziyaret ediyor. Dünya haritasını yeniden çizen Büyük İskender’in hayatına bakalım.


    HENÜZ 20’SİNDE MAKEDONYA KRALI OLDU
    Cambridge Üniversitesi’nde AG Leventis Yunan Kültürü Profesörü olan Paul Cartledge, İskender’in 32 yıl içinde başardıklarını ‘eşsiz’ olarak nitelendiriyor ve babasının her zaman önce diplomasiyi denediği yerde onun ‘dünyanın haritasını zorla yeniden çizdiğini’ söylüyor.
    M.Ö. 336 yılında 20 yaşındayken Makedonya kralı olarak taç giyen İskender, Filip’in öldürülmesinden sonra Avrupa’da sadece iki yıl geçirerek yönetimini sağlamlaştırdı ve Güney Yunanistan ile Balkanlar’daki isyanları bastırdı.
    Ardından, M.Ö. 334 yılında, Filip’in o dönemde dünyanın en büyüğü olan Pers İmparatorluğu’nu fethetme tutkusunu gerçekleştirmek için ordusunu Asya’ya götürdü.

    GİZEMLİ BİR ÖLÜM
    Günümüz Türkiye’si, Orta Doğu ve Afganistan ile Pakistan’a kadar uzanan 10 yıllık bir süre boyunca savaşan İskender, Pers kralı III. Darius’u bozguna uğratarak imparatorluğu kendi topraklarına kattı. Artık toprakları Adriyatik Denizi’nden İndus Nehri’ne kadar uzanıyordu ve o sadece 30 yaşındaydı.
    Oradan Hint alt kıtasına ve günümüz Pakistan’ının Pencap eyaletine doğru ilerledi, burada daha fazla fetih yaptı ve yorgun ordusu isyan etmeden önce günümüz Hindistan’ına doğru ilerledi. Eve dönüş yolunda İskender iki hafta süren bir hummaya yakalandı ve Babil’de öldü.
    Cesedinin Mısır’a götürüldüğü ve İskenderiye’de gömüldüğü, Kleopatra’dan Julius Sezar’a kadar herkes tarafından saygı gördüğü ve beşinci yüzyıl civarında ortadan kaybolduğu söyleniyor. İskender’in cesedi hiçbir zaman bulunamadı.
    İskender hiçbir savaşı kaybetmeden öldü ve imparatorluğu kısa sürede parçalansa da yüzyıllar boyunca bölgedeki resmi yönetim dili Yunanca olarak kaldı. Cartledge, “Yunanca’nın tüm Orta Doğu’ya yayılmasının ve Yeni Ahit’in Yunanca yazılmasının nedeni budur” dedi.
    Her ne kadar monarşilere ya da imparatorluklara değil demokrasiye inanan pek çok Atinalı ondan nefret etse de ve Cartledge’e göre, eski bir tek tanrılı din olan Zerdüştlüğün bazı takipçileri, günümüz İran’ında Persepolis’teki antik kayıtlarını yok ettiği için hala onu kötü olarak görse de İskender ölümünden bu yana neredeyse tanrısal bir statüye kavuştu.
    Cartledge’a göre İskender eşsiz biriydi. “Onun yaptıklarına başkanlık etmek için olağanüstü bir kişilik gerekir,” diyen Cartledge ve Cengiz Han’ı onun kalibresindeki birkaç liderden biri olarak gösteriyor.
    MÖ 323’te Büyük İskender’in imparatorluğunun haritası.

    KARİYERİNİ İSKENDER’E BORÇLU
    Kariyerini İskender’e borçlu olan İngiliz tur operatörü Peter Sommer, hayatını şekillendiren anı şu sözlerle anlattı: “Gençken tarihten nefret ederdim. Okulda fen bilimleri alanında uzmanlaşmayı planlıyordum, ancak bir gün tarih öğretmenim bize İskender’in seyahatlerinin bir haritasını gösterdi. Ağzım açık kaldı ve eve gidip ‘Ben antik tarih okumak istiyorum’ dedim.”
    Sommer, derslerini değiştirdi, üniversitede antik tarih ve arkeoloji okumaya devam ederek lisans tezini ve yüksek lisans tezini İskender’le ilgili konular üzerine yazdı. Ayrıca Türkiye’de dört buçuk ay süren yaklaşık 3500 kilometrelik bir yürüyüşe çıkarak İskender’in antik Truva kentinden günümüz Anadolu’sunda Darius’u ilk kez yendiği Issus Savaşı’nın yapıldığı yere kadar olan ilerleyişini yeniden canlandırdı.
    Sommer, “Oralara gitmezsem İskender’i nasıl anlayabilirim diye düşündüm. Daha önce hiç seyahat etmemiştim ama seyahate ve Türkiye’ye âşık oldum” dedi.

    ERKEKLER KADAR KADINLAR DA İSKENDER’İ MERAK EDİYOR
    Türkiye ve Yunanistan’da İskender temalı turlar düzenleyen Sommer, bu turlara katılan müşterilerinin ‘tamamen karışık’ olduğunu söyledi ve ekledi: “Büyük bir savaşçının izinden giden turların erkek odaklı olabileceğini düşünebilirsiniz, ancak İskender’e deli olan çok sayıda kadın gezginimiz var.”
    Belki de bunun nedeni İskender’in kadınlara yönelik 21. yüzyıl yaklaşımıdır. Zafere ulaşmak için tecavüz ve yağmayı hak olarak gören eski fatihlerin aksine, İskender ikincisine sadık kalma ve ilkinden kaçınma eğilimindeydi.
    Unutulmaz bir hikâyeye göre, İssus Savaşı’nda Darius’u yenen İskender, Darius’un karısı ve annesi de dâhil olmak üzere Pers kraliyet mensuplarını esir aldı. Beklenebileceği gibi onları köleleştirmek yerine, onlara onurlu bir şekilde davrandı. Rivayete göre Darius’un annesi Sisygambis, İskender’i ikinci oğlu gibi sevmeye başladı ve hatta onun ölümünden sonra kederinden öldü.

    ‘GEZGİNLER SÜREKLİ İSKENDER HAKKINDA KONUŞMAK İSTİYOR’
    Sommer, turlara katılan gezginlerin tam bir İskender tutkunu olduğunu, her öğle yemeğinde, her akşam yemeğinde onun hakkında konuşmak istediklerini söyledi, “Bence bunun nedeni İskender’in yüzyıllar boyunca hala parlayan karizmasına. Beni büyüleyen şey, bir insanın tüm bunları 32 yaşında nasıl yapabildiğiydi. Şimdiye kadarki en büyük askeri seferi yapmış olmak, cepheden 100.000 askere liderlik etmek. Karizması olağanüstü olmalı” dedi.
    Gezginler için İskender’in izinde seyahat etmek duygusal olabiliyor. İsmini vermek istemeyen bir gezgin, Irak’ın Mezapotamya bölgesinden gelen bir kum fırtınası sırasında İran’ın Zagros dağlarında yaptığı unutulmaz bir yolculuğu anlattı:

    “Otobüs durdu ve kum yüzüme geldi, kıyafetlerimi çekiştiriyordu. İskender’in de böyle günleri olmuş olmalı diye düşündüm. Kumların üzerinden yürümek zorunda kaldılar. Özbekistan’da, Taşkent’ten Buhara’ya sekiz saatlik bir otobüs yolculuğunda, ‘Tanrım, bunu nasıl yaptılar?’ diye düşündüm. Askerlerinin yürüdüğü hızda hareket edemiyordum. O noktada olduğunuzda ve manzarayı gördüğünüzde, tamamen farklı oluyor. Manzaraya bakmayı öğreniyorsunuz çünkü onlar bunu yapmak zorundaydı. Benim için bunun yerini hiçbir şey tutamaz.”

    İSKENDER ASLINDA BÜYÜK BİR PROPAGANDACI MI?
    Ancak Cartledge, İskender’in büyük bir propagandacı olduğunu da söylüyor. Aradan 2000 yıl geçmesine rağmen hala büyük ölçüde hikâyenin ‘onun’ tarafına inanıyoruz.
    İskender’in özellikle seferinin sonlarına doğru yaptığı katliamların hafızasında gerçek bir leke olduğunu düşünse de Cartledge şöyle dedi “Ona büyük hayranlık duyuyorum. Çok cesurdu, karizmatikti, çok büyük nitelikleri vardı ama aynı zamanda kesinlikle korkunç şeyler de yaptı. Eşsiz biriydi.”

    IRKÇI BİR MİRAS MI?
    İskender’i çoğu kişiden biraz farklı yorumlayan bir kişi de Briant. Hem Makedon hem de Pers imparatorlukları konusunda uzman olan Briant, İskender’in daha önce hiç yapılmamış bir şeyi başardığı fikrine karşı çıkıyor. Ona göre ipucu İskender’in ne yaptığında gizli: Pers İmparatorluğu’nu fethetmek.
    “İskender’den sanki bir tür doğaüstü kişiymiş gibi ve hiçbir bağlam olmadan tek başına bahsedemezsiniz. Eğer fetihlerden bahsediyorsanız, Pers İmparatorluğu’ndan da bahsetmek zorundasınız. Pers kralı İran’ı 200 yıl önce fethetmişti, dolayısıyla İskender Orta Doğu’yu fethetmeye geldiğinde organize bir imparatorluğu fethetmek zorundaydı. O ilk değildi” diyen Briant ekledi:
    “Aslında 2000 yıl sonra İskender’den bahsedip M.Ö. 550’de Ahameniş İmparatorluğu’nu kuran Büyük Kiros’tan bahsetmememizin basit bir nedeni var; ırkçılık. Tarihçiler Avrupa odaklı. İskender, antik çağdan modern çağa kadar Avrupa düşüncesinde muazzam bir yer tutmuştur. Doğunun ilk fatihi olarak kabul edildi. Avrupalı fatihler için bir emsal teşkil etti. Bazı 18. ve 19. yüzyıl tarihçileri onun zaferlerini, Avrupa ordularının Osmanlılara karşı gelecekte kazanacağı zaferlerin habercisi olarak açıkladı. Bu bir tür Avrupa siyasi efsanesi haline geldi ve Avrupa’nın Asya ve Orta Doğu hakkındaki düşünceleri için çok önemliydi.”

    ‘AVRUPALI TARİHÇİLER PERS İMPARATORLUĞU TARİHİ İLE İLGİLENMİYOR’
    Briant, Yunan ve Romalı yazarların Pers İmparatorluğu ile ilgilenmediklerini, yani antik çağda bile bu imparatorluğun tarihten etkili bir şekilde silindiğini söyledi, “İskender üzerine çalışan, özellikle ABD’li meslektaşlarımla konuştuğumda, ‘Neden Pers İmparatorluğu tarihiyle ilgilenmiyorsunuz?’ diye soruyorum. Bazıları ‘Çok zor, başka bir dünya’ diye cevap veriyor. Aslında aynı dünya” dedi.
    Briant, İskender’den sonra Yunanca’nın resmi dil haline gelmesiyle Doğu’nun Helenleştiği fikrini bile reddediyor.
    Briant “Bu, yerel kültürün yok olduğu anlamına gelmiyordu. Tam tersine Mısırlılardan Babillilere kadar herkes kendi dilini kullanıyordu. Bunun yerine, bunu bir ‘kültürler buluşması’ olarak adlandırıyorum: Pers kıyafetleri giyerek askerlerini dehşete düşüren, bugün Afganistan olarak bilinen bölgeden bir kadınla evlenen ve ordusunu Pers askerleriyle takviye eden İskender’in kesinlikle onaylayacağı bir şey” dedi ve şunları söyledi:
    “Bugün İskender’in davranışını çok kültürlülük olarak görsek de gerçekte bunun siyasi olduğunu düşünüyorum. İskender 13 yıl boyunca savaştı, ana kaygısı ordusunu korumaktı. Sonunda ordu çoğunlukla İranlıydı ve belki de kültür konusunda endişeliydi, ama asıl mesele askeri güçleri korumaktı.”

    ‘DARIUS’U ANLAMADAN İSKENDER’İ ANLAYAMAZSINIZ’
    Briant, İskender’in savaş alanındaki dehasını, cesaretini ve zekasını kabul etse de Makedonyalının milim milim yepyeni toprakları değil, önceden var olan bir imparatorluğu fethettiğinin altını çizdi, “Pers imparatorluğunu ve sınırlarını fethetti, bu onun ana hedefiydi. Bu yüzden Pers İmparatorluğu hakkında bilgi sahibi olmak önemli. Pers İmparatorluğu’nun son kralı Darius’u anlamadan İskender’i anlayamazsınız” dedi.
    Briant, İskender ya da hatta III. Darius’tan ziyade, saygı duymamız gereken kişinin ‘imparatorluğun asıl fatihi ve düzenleyicisi’ olan I. Darius olduğunu söylüyor. Günümüz İran’ındaki Persepolis’te bulunan binlerce kil tabletin nihayet tercüme edildiğini ve bunların Darius’un önemini gösterdiğini söylüyor.
    Cartledge ise Briant’tan biraz daha farklı düşünüyor. I. Darius’un diğer dinlere hoşgörü gösteren zorlu bir hükümdar olduğunu kabul etse de “Ancak bir Yunan tarihçi olarak İskender’in Darius’un yarattıklarını devralmasının daha da şaşırtıcı olduğunu söyleyebilirim. Greko-Pers kültürünü aktardı. Darius inanılmaz bir figürdü ama İskender’in başarısının daha da büyük olduğunu söyleyebilirim” dedi.

    DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA İZLERİ VAR
    Günümüz İran’ını ziyaret edenler Persepolis, Susa ve Plüers İmparatorluğu’nun ilk başkenti Pasargadae’de imparatorluk kalıntılarını görebilirler.
    Kuzey Yunanistan’da ise İskender’in doğduğu harabe şehir Pella’nın yanı sıra Vergina’daki (antik Aigai) muhteşem bir yeraltı müzesinde Filip’in ve diğer Makedon kraliyet mensuplarının mezarını ve yukarıda yeni açılan kraliyet sarayını görebilirsiniz.

    Biraz daha güneyde, Olimpos Dağı’nın eteklerinde (Antik Yunanistan’daki en kutsal alan) İskender’in İran’a doğru yola çıkmadan önce tanrı Zeus’a kurbanlar sunduğu Dion yer alıyor. Aigai’nin doğusunda, Selanik’i geçtikten sonra, Filip tarafından fethedildikten sonra adı değiştirilen Philippi (Filippi) yer almaktadır. Buradaki müzede bulunan bir yazıtta, İskender’in bir sınır anlaşmazlığı hakkında verdiği hüküm yer alıyor.
    Sommer, Türkiye’de İskender’in iki heykelinin yanı sıra Lübnan’da bulunan ve kralın yaşamından sahnelerle karmaşık bir şekilde oyulmuş M.Ö. dördüncü yüzyıla ait bir lahit olan İskender Lahdi’nin bulunduğu İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ni öneriyor.
    Efsaneler ve henüz kanıtlanmamış teoriler de onu kuzey yarımküredeki diğer yerlerle ilişkilendiriyor. Bulgaristan’da bir tepenin üzerinde yer alan antik Trakya şehri Perperikon’un, İskender’in İran’a doğru yola çıkmadan önce dünyayı fethedeceğinin söylendiği efsanevi Dionysos Kahini olduğu söyleniyor.
    Hatta bazıları, İskender’in kemiklerinin İskenderiye’den Venedikliler tarafından çalındığına ve Venediklilerin bunları Aziz Markos’un kutsal emanetleri sanarak Mısır’dan yağmalayıp evlerine götürdüklerine inanıyor.

    KENDİSİ ÖLDÜ AMA EFSANESİ 2000 YILDIR YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR
    İskender öldüğünde ne planladığını kimse bilmiyor, ancak Basra Körfezi’ne ve Kuzey Afrika’nın daha büyük bir kısmına göz diktiği düşünülüyor. Ama efsanesi yaşamaya devam ediyor.
    Cartledge, “Kendini esirgemedi. Uzun vadeli bir oyun oynamadı. Mümkün olan en kısa sürede, muhtemelen erken öleceğinin farkında olarak, başarabileceği kadar çok şey başarmaya çalıştı. Hayranları için o, yüzyıllar boyunca bir ilham kaynağı oldu” dedi.

    Ağustos 26, 2026 0 Yorumlar
    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    Moğolların Meryem’i ve Balat’ın “Kanlı Kırmızı” Sırrı: Panagia Muhliotissa Kilisesi

    by Özkan Altıntaş Ağustos 14, 2026
    by Özkan Altıntaş Ağustos 14, 2026

    İstanbul 1453’te fethedildiğinde yüzlerce Bizans mabedi camiye dönüştürülürken, bu yapı kesintisiz olarak Rum Ortodoks cemaatinin elinde kalmayı başaran ve çanları 600 yıla yakındır hiç susmayan TEK Bizans kilisesidir. İstanbul’un dar, dik ve …

    1 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    İstanbul’un yanı başında farklı cennet, Sapanca

    by Özkan Altıntaş Ağustos 29, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 29, 2025

    Sapanca Gölü, bir zamanlar Marmara Denizi’nin bir parçasıymış. Fakat, zaman içerisinde denizden ayrılarak başlı başına bir tatlı su gölü olmuş.

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    Keyifli bir gezi için, Mudanya

    by Özkan Altıntaş Ağustos 29, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 29, 2025

    Denize çıkan sokakları ne çok özledik diyorsunuz ve ben de bu sözlerinize kulak verip Bursa’nın yemyeşil ilçelerinden biri olan Mudanya’ya rotamızı çeviriyorum. Denize çıkan sokakları ne çok özledik diyorsunuz ve ben de …

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    Dünyanın en güzeli Topkapı Sarayı

    by Özkan Altıntaş Ağustos 29, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 29, 2025

    İngiltere’de money.co.uk tarafından yapılan seçimde altın oran göz önünde bulunduruldu. Matematiksel hesaplamalarla Topkapı Sarayı neredeyse kusursuz bir yapı olarak kabul edildi.

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    Yunan Komutan Trikopis, Atatürk’e kılıcın teslim ediyor

    by Özkan Altıntaş Ağustos 26, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 26, 2025

    Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Türk ordusunun Büyük Taarruz’u başlatarak, düşman işgali altındaki Anadolu topraklarını kurtarmak için giriştiği büyük mücadele günüdür İSTANBUL – Uşak Kurtuluş Savaşımız’ın en önemli cephelerinden biridir. Savaştan mağlup çıkan …

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    Türkiye’nin rekortmen kadın genel müdürü, Ebru Alak

    by Özkan Altıntaş Ağustos 26, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 26, 2025

    Anemon Kent Uşak Oteli’nin başarılı genel müdürü Ebru Alak, aynı şehirde 27 yıldanberi kadın otel genel müdürü olarak Türkiye rekorunu elinde tutuyor.

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    İskender Lahdi, İstanbul’da kültür turizminin simgesidir

    by Özkan Altıntaş Ağustos 25, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 25, 2025

    Arkeologlara göre İstanbul’un simgelerinden biri olarak da kabul edilen anbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan İskender Lahdi, İstanbul’un kültür turizminde en önemli eserdir. İSTANBUL – İstanbul Arkeoloji Müzesi, İstanbul’da yaşayanların bile haberdar olmadığı paha …

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    Assos’ta 2.200 yıllık antik tiyatro restore ediliyor

    by Özkan Altıntaş Ağustos 10, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 10, 2025

    Antik çağda “Troas” olarak adlandırılan bölgenin güney ucunda, volkanik bir tepenin yamaçlarında ve Midilli Adası’nın karşısında kurulan Assos, yüzyıllar boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yaptı. ASSOS – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı …

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • Türkiye

    Drinking Turkish Tea and the Social Culture in Turkey

    by Özkan Altıntaş Ağustos 3, 2025
    by Özkan Altıntaş Ağustos 3, 2025

    by Nafis Turkish tea rather than coffee is the national drink of Turkey. More than likely, Turkish friends will serve tea when you visit them at home. They may also send invites to …

    0 FacebookTwitterPinterestThreadsBlueskyEmail
  • 1
  • 2

Son Yazılar

  • İskender Lahdi, İstanbul’da kültür turizminin simgesidir
  • Uçakta en iyi koltuk hangisidir?
  • Seyahati keyifli hale getirin!
  • Moğolların Meryem’i ve Balat’ın “Kanlı Kırmızı” Sırrı: Panagia Muhliotissa Kilisesi
  • İstanbul’un yanı başında farklı cennet, Sapanca

Son Yorumlar

Görüntülenecek bir yorum yok.

Hakkımda

Hakkımda

Özkan Altıntaş Geziyor / Venedik Rialto Köprüsü - 2025

Merhaba, ben Özkan Altıntaş. Başta Türkiye olmak üzere dünyayı keşfetmeyi ve gördüklerimi paylaşmayı seviyorum. Gittiğim yerden ilginç hikayeleri, yaşadıklarımı ve diğer gezginlere örnek olacak ipuçlarını anlatıyorum. Geziyor, görüyor ve yazıyorum. Yazılarım ve fotoğraflarla okurlara dünyayı tanıtıyorum. Beni izleyin ve benimle birlikte gezin, yaşayın…

İletişimde Kalın!

Facebook Twitter Instagram Pinterest Linkedin Tumblr Youtube Email Telegram Tiktok Dailymotion Blogger Skype Yahoo Yandex Threads

Haber Bülteni

Beni Takip Edin!

Beni Takip Edin!

TurkiyeTurizm.com dünyadan ve Türkiye’den turizm haberleri verir

Son Yazılar

  • İskender Lahdi, İstanbul’da kültür turizminin simgesidir

    Ağustos 26, 2026
  • Uçakta en iyi koltuk hangisidir?

    Ağustos 26, 2026
  • Seyahati keyifli hale getirin!

    Ağustos 14, 2026
  • Moğolların Meryem’i ve Balat’ın “Kanlı Kırmızı” Sırrı: Panagia Muhliotissa Kilisesi

    Ağustos 14, 2026
  • İstanbul’un yanı başında farklı cennet, Sapanca

    Ağustos 29, 2025

Kategoriler

  • Kıtalar (23)
    • Afrika (1)
    • Asya (1)
    • Avrupa (7)
    • Türkiye (14)
  • Seyehat İpucu (4)

Hakkımda

Hakkımda

Özkan Altıntaş Geziyor / Venedik Rialto Köprüsü - 2025

Merhaba, ben Özkan Altıntaş. Başta Türkiye olmak üzere dünyayı keşfetmeyi ve gördüklerimi paylaşmayı seviyorum. Gittiğim yerden ilginç hikayeleri, yaşadıklarımı ve diğer gezginlere örnek olacak ipuçlarını anlatıyorum. Geziyor, görüyor ve yazıyorum. Yazılarım ve fotoğraflarla okurlara dünyayı tanıtıyorum. Beni izleyin ve benimle birlikte gezin, yaşayın…

Popüler Yazılar

  • 1

    Yunan Komutan Trikopis, Atatürk’e kılıcın teslim ediyor

    Ağustos 26, 2025
  • 2

    İskender Lahdi, İstanbul’da kültür turizminin simgesidir

    Ağustos 25, 2025
  • 3

    İstanbul’un yanı başında farklı cennet, Sapanca

    Ağustos 29, 2025

EN YENİ SEYAHAT İPUÇLARI

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • Pinterest
  • Linkedin
  • Flickr
  • Tumblr
  • Youtube
  • Email
  • Snapchat
  • Tiktok
  • Dailymotion

© 2026 - Tüm Hakları Saklıdır.


Yukarı git
Ozkan Altıntaş Geziyor
  • Anasayfa
  • Kıtalar
    • Amerika
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Türkiye
  • Seyahat İpucu
  • Hakkımda
  • İletişim