Rumeli Feneri eski adıyla Türkeli Feneri, İstanbul Boğazı’nın Karadeniz ile birleştiği, Avrupa Yakasının Kuzey ucunda yer alan bir deniz feneridir.
İmparatorluklar başkenti İstanbul’un yerleşim tarihi Yenikapı’daki kazılarla bulunan liman doğrultusunda 8500 yıllıktır. Kentsel tarihi yaklaşık 3.000, başkentlik tarihi 1600 yıla kadar uzanan Avrupa ile Asya kıtalarının kesiştiği noktada bulunan bir dünya kentidir. Bu kadar kültürü bir arada yaşayınca her köşesi bir başka keşif noktasıdır.
Bitmeyen şehir İstanbul’u bu kez Boğaziçi ile Karadeniz’in buluştuğu Rumelifeneri’nden keşfettik.
Rumeli Feneri eski adıyla Türkeli Feneri, İstanbul Boğazı’nın Karadeniz ile birleştiği, Avrupa Yakasının Kuzey ucunda yer alan bir deniz feneridir. Rumeli Feneri, Kırım savaşı sırasında Fransız ve İngiliz gemilerinin Boğaz’ın ve Karadeniz’in girişlerini görebilmeleri için yapılmasına karar verildi. 15 Mayıs 1856’da Fransızlar tarafından karşı sahildeki Anadolu Feneri ile birlikte kule kısmı yapılarak işletilmeye başlandı. 1933 yılında Fransızlara verilen 100 yıllık işletme imtiyazı iptal edildı ve tamamen Türkiye’ye geçti. Ayrıca deniz fenerinin yakınında 17.YY’dan kalma ve bir dönem askeri karakol olarak da kullanılan Rumeli Feneri Kalesi bulunuyor.
ANTIK DOĞU ROMA İZLERİ
Şehir hatları vapurlarının Eminönü’nden vızır vızır çalıştıkları bu tarihi köşe bize geçmişin yaşamını yeniden yaşattı.
Rumelifeneri’nin tarihine bakılınca önümüze Antik Yunan mitolojisinde geçer. Altın Postu arayan Argonotların Rumelifeneri’ne uğradıkları çıktı. İstanbul’da ilkbahar mevsiminde leylek ve yırtıcı kuş göçünün en iyi gözlendiği noktalar arasında olduğu ve Feneryolu Kuş Gözlem Kulesi’ni öğrendik. Dedim ya… İstanbul gezmekle hiç bitmez…
Bakalım daha neler var?
KAVAK ADI NEREDEN GELİYOR?
Osmanlılar döneminde, Karadeniz’den İstanbul’a giriş- çıkış yapan gemilerin mutlaka uğramak zorunda bulundukları ve günümüzün deniz gümrüğü işlevini üstlenen kontrol karakollarına; “kavak” adı verilirdi.
Rumeli Feneri Kalesi veya Topçu Kalesi, İstanbul’da Rumelifeneri sırtlarındaki 17. yüzyıl döneminden kalma kaledir. Adını hemen yanındaki köye de adını veren Rumeli Feneri’nden almıştır. Kaleye kara yoluyla Sarıyer ilçesine bağlı Rumelifeneri Köyü‟nün içinden geçilerek gidilİyor.
ALTIN POSTU BULDULAR MI?
Rumelifeneri İstanbul Boğazı’nın Rumeli tarafının en kuzeyinde, Sarıyer ilçesine bağlı bir balıkçı köyüdür. Adını Rumeli Feneri’nden alır. Anadolufeneri ile karşılıklı olarak, Karadeniz ile Boğaz’ı birbirinden ayıran hattı oluşturur. Koç Üniversitesi bu mahalle sınırları içerisinde yer alır. Fanarion veya Rumelifeneri, ilk kez Antik Yunan mitolojisinde geçer. Altın Postu arayan Argonotların Rumelifeneri’ne uğradıkları belirtilir.
RİZELİLERİN AKINI
Yerleşim, köyde bulunan balıkçı limanı etrafındadır. Köyün hemen dışında Rumeli Feneri Kalesi bulunmaktadır. Bu kalenin inşaasına 1769’da başlanmıştır. 1783’te Toussaint, 1785’te Lafitte Clavé ve 1794’te kalenin projesini yeniden düzenlemiştir. Kaleyle ilgili kaynaklar 1781 ve 1793 yıllarına aittir. Mahallede ayrıca Sarı Saltuk Türbesi bulunur. Mahalle nüfusunun neredeyse tamamını 93 Harbi sonrası bölgeye gelen Rizeliler oluşturur.
ÖREKE ADALARI
Mahallenin sahilinde kayalık falezler bulunur. Bu kayalıklar Öreke Adaları olarak adlandırılır. Mavramoloz Ormanı ve Feneryolu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası bu bölgede yer alır. Rumelifeneri Yolu’ndaki “Keskin Viraj” noktası, İstanbul’da ilkbahar mevsiminde leylek ve yırtıcı kuş göçünün en iyi gözlendiği noktalar arasındadır. Bu mevkide Feneryolu Kuş Gözlem Kulesi yer alır.
NASIL GİDİLİR?
Hızlı bir yolculuk olması için metro tercih edebilirsiniz. Hacıosman olan yöne giden metroya binerek son durakta inmeniz gerekiyor. Metro çıkışında yer alan otobüs duraklarından kalkan 150 numaralı otobüs ile Rumeli Feneri’ne yaklaşık 40 dakikalık bir yolculuk sonrası ulaşıyorsunuz. Ya da Eminönü’nden şehir hatları vapuru ile Boğaziçi’ndeki yalıları sbeyrede seyrede mavi tur yaparak gidebilirsiniz.

